|
Mutlu evliliğin formülü bulundu |
|
|
|
|
Çarşamba, 21 Kasım 2007 |
Bir yastıkta ömür boyu mutlu evlilik yaşamak hayal
değil. Uluslararası Aile Terapi Derneği Genel Sekreteri Dr. William J. Hiebert,
30 yıllık araştırmasının sonuçlarını açıkladı. İşte işin sırrı: |
| |
| |
ABD’de 30 yılı aşkın bir üredir evlilik ve aile
terapisi konusunda çalışma yürüten Uluslararası Aile Terapi Derneği Genel
Sekreteri Dr. William J. Hiebert, günün modern toplumlarında evliliklerin
‘’işlerden arta kalan zamanlarda idare edilmesinden dolayı’’ sorunlar
yaşandığını söyledi. Çiftlere, sağlıklı bir ilişki için evliliklerine zaman
ayırmalarını öneren Hiebert, ‘’Eşinizle baş başa zaman geçirin. İlişkinizi canlı
tutmak için aktivitelerde bulunun’’ dedi.
UZMANA DANIŞIN
Evlİlİk sorununa Amerikan ve Türk çiftlerinin bakış açısının
farklı olduğunu da anlattı. Ülkesinde çiftlerin boşanma aşamasına gelmeden
durumdan anne-babalarını haberdar etmediklerini, sorunlarının çözümü için
terapiste gittiklerini anlatan Hiebert, Türkiye gibi geleneksel toplumlarda ise
bu sorunların ailelere danışıldığını bildirdi. Hiebert, ‘ABD’de aileler,
çocuklarının evliliklerine müdahalenin uygun olmadığını düşünür. Çocukları için
endişelenirler, hatta terapi için ödeme yapmayı bile önerirler, ama
evliliklerine karışmazlar. 25 yıllık bir evlilikte kazanılan tecrübeyle 50
yıllıkta kazanılan tecrübe farklıdır. Oysa Türkiye’de örüntülü ilişkiler,
kuşaklar arası meseleler var. Aileler, çocuklarının sorunlarına objektif
yaklaşamaz. Her biri kendi kızının ya da oğlunun haklı olduğuna inanır. Tarafsız
bir aile terapistinin sorunların çözümüne daha fazla katkısı olur’ diye konuştu.
Eğitim ya da iş nedeniyle ailesinden uzaklara yerleşenlerin sayısının
artığını kaydeden Hiebert, araya coğrafi uzaklıkların girdiği ailelerde
kaynana-kayınpederden kaynaklanan sorunlar yaşanmadığını belirtti.
EKONOMİK SORUNLAR
Daha düşük sosyo-ekonomik
düzeydeki ailelerde ise bu tür sorunlar yaşanabildiğini ifade eden Hiebert,
ABD’de çiftlerin daha çok duygusal yakınlaşma sorunları yaşadıklarını söyledi.
Hiebert, kadın ve erkeğin her ikisinin de gününü dışarıda geçiren bireyler
olmaları halinde ev işleri ve çocukların paylaşımı, iş yerinde karşı cinsle
ilişkiler ve ebeveynlik gibi konularda desteğe gereksinim duyduklarını anlattı.
İŞTE İŞİN SIRRI
Evliliğinize de işinize
ayırdığınız kadar zaman ayırın.
İlişkinizi canlı tutmak için eşinizle
baş başa zaman geçirin.
Sağlıklı bir ilişkide önce evlilik, sonra
çocuklar gelmelidir.
Ev ve aile ortamı dışında hobilerinizi
geliştirebileceğiniz ya da gönüllü olarak çalışabileceğiniz alanlarla ilgilenin.
Cinsel isteğin azalması son yıllarda çiftlerin yaşadığı sorunların
başında geliyor. İlk çocuk gelinceye kadar bir sorun olmuyor ama sonrasında
şikayetler başlıyor. Hem bebek hem de iş yaşamı çiftleri yorgun düşürüyor. Bu
nedenle çiftler yaptıkları her şeyi sürekli değerlendirmemeli ve birbirlerine
zaman ayırmalıdırlar.
Çiftler çok yorgun ya da endişeli olduklarında
cinsel yaşamları olumsuz etkilenir. Dolayısıyla planladıkları program çok yorgun
ya da endişeli oldukları bir dönem için düşünülmemelidir.’’
Star
gazetesi
|
|