|
BADEMCİK
İLTİHABI
Bademcik denilen tonsiller, boğazın her iki yanında yer alan,
vücudun savunma sisteminin bir parçası organlardır. Üzerindeki çok
sayıda delikten içeri giren mikroplar, organın içinde zararsız hale
getirilir ve ölü hücreler tekrar bu delikten dışarı atılır, ayrıca
antikor üreterek vücudun savunmasına yardımcı olurlar.
Ancak bu deliklerin çeşitli etkilerle tıkanması sonucu iltihap
yayılarak tüm organı tutar ve bir enfeksiyon kaynağı haline gelir.
Bademciğin şişmesi, boğaz ağrısı, ateş, kırgınlık ve yutma güçlüğü akut
iltihabın belirtilerindendir. Çocuklarda çok daha aktif bir
organ olduğundan iltihabı da daha sık görülür. Tedavisinde etken
mikroplara etkili antibiyotikler, anti septik boğaz gargaraları,
antienflamatuar ve ağrı kesici türü ilaçlardan yararlanılır.
Bademciklerin görev yapamayıp, bizzat kendinin enfeksiyon kaynağı
haline gelmesi kronik bademcik iltihabı demektir. Hastanın şikayetleri,
akut olanlara nazaran daha müphemdir. Küçük bir tahriş
sonucu hemen ağrı ve yutma güçlüğü oluşurken, düşük dereceli bir ateş
ve zaman zaman ağız kokusu şikayetlerdendir. Dolayısıyla sık sık
enfeksiyon atağı geçirilmeğe başlar. Muayenede;
bademciklerin etrafında kızarıklık olması, çevre dokulara yapışık
olmaları boğaz kültürü sonucunun pozitif olması, kan değerindeki
bozulma, tanı koydurur.
Bazen anaokulu çocukları ile ilkokul öğrencileri arasında halk
arasında "beta" tabir edilen Beta Hemolitik Streptokok salgını olur. Bu
mikroba karşı konkada oluşan antikor (kısaca ASO)'un kan değerlerinin
normalde 200'ün altında olması gerekirken çok yüksek olması durumunda
Akut Romatizmal Kalp Hastalığı
denilen eklemleri tutan ve kalp kapakcıklarında kalıcı hasara yol açan
bir hastalık riski çok artar. Beta mikrobunun tedavisinde
penisilin ve türevleri kullanılır. Ancak bademciğin enfeksiyon kaynağı
haline gelmesi durumunda kan ASO değerleri bir türlü düşmeğe fırsat
bulamaz ve bu antikor gidip kalp kapakçığını tutarak,
bozulmasına yol açar. Dolayısıyla beta mikrobu taşıyıcısı bu
bademciklerin çıkarılması gerekir.
Bazen de bademcikler yutmayı ve konuşmayı engelleyecek
derecede iri olabilir. Bu durumda organ hasta olmasa bile zararını önlemek amacıyla alınması söz konusudur.
Özetleyecek olursak; 1- Sık enfekte olan kronik bademcik
iltihabı, 2- Beta mikrobu taşıyıcısı bademcikler, 3- Aşırı büyük
bademciklerin ameliyatla alınmaları gerekir. Bademcik için yaş sınırı 3
yaştır. Yani 3 yaş altında bademcik ameliyatı yapılmamalıdır. Gene aynı
tip bir organ olan geniz eti ya da bademciği içinse böyle bir alt sınır
yoktur.
Ameliyat, çocuklarda genellikle, genel anestezi altında yapılır.
Kısa süren bir ameliyat olup, bugünün modern tıp imkanlarıyla minimal
komplikasyonu vardır. Ameliyat yeri ortalama bir hafta içinde iyileşir.
Bu dönemde antibiyotik ve ağrı kesiciler kullanılır. Başlangıçta sulu,
giderek yarı katı yiyecekler ve 10 gün içinde de normal katı gıdalara
geçilebilir. Bademcik ameliyatı iyi yapıldığında ve doğru gerekçelerle
alındğıında hastanın şikayetlerinde bariz bir düzelme olur ve genel
durum da hızla düzelir. Halk
arasında yanlış bilinen bir konu, bademciklerin alındığında, savunma
sisteminin zayıflayacağıdır. Böyle bir durum, yapılan klinik
araştırmalarla ispatlanmamıştır. Çocuklarda haklı gerekçelerle alınan
bademciklerin görevini boğazımızdaki başka dokular üstlenir. Erişkin
hastalarda ise zaten bademcik büyük ölçüde
fonksiyonunu yitirdiğinden eksikliğinden dolayı bir problem çıkmaz.
Ancak tahriş edici etkenlere sürekli maruz kalan kişilerde farenjit
tablosu müzminleşebilir. O nedenle sigara, kirli hava boğaz için her
zaman zararlıdır.
Bademcik ameliyat yapılmasına karar verilen çocukların
ailelerinin yaşadığı en büyük korku anestezi korkusudur. Bu korku
aslında yersizdir. Çünkü fazla abartılmakta ve yanlış bilgilere
dayanmaktadır. Genel anestezi yurdumuzda yüzbinlerce kez uygulanmakta
ancak 20-30 binde bir ölüm duyulmaktadır. Riskin
bundan çok daha fazla olduğu durumlarla günlük hayatta sık sık
karşılaşmıyor muyuz? Mesela kaldırımda yürürken araba çarpamaz mı? Bu
durumda kaldırımda yürümeyelim mantığı elbette kabul edilemez. Ancak
ameliyat ne kadar küçük olursa olsun, hafife alınmamalı her türlü
tedbiri anestezist gözetiminde almalıdır. Tüm incelemeler sonucu,
anestezi uzmanının muayenesinden
geçerek "ameliyat olabilir" oluru olan aileler rahat olup, hekimlerine
biiznillah güvenmeleri gerekir.
|